Malatya Kent Konseyi, Malatya’nın 10 Bin Yıllık Serüvenine Sergi ve Panelle Dikkat Çekti
Malatya Kent Konseyi, Malatya’nın 10 Bin Yıllık Serüvenine Sergi ve Panelle Dikkat Çekti
Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Malatya Kent Konseyi Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu işbirliğinde, Malatya’nın binlerce yıllık tarihine, kültürel birikimine ve sahip olduğu değerlerin korunmasına dikkat çekmek amacıyla “Beydağı’nın Gölgesinde: 10 Bin Yıllık Malatya” fotoğraf sergisi ve panel programı gerçekleşti.
Arslantepe Karşılama Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu üyesi ve Cem Vakfı Başkanı Eşref Doğan, Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Battalgazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Ahmet Ünver, HÜDA PAR Malatya İl Başkanı Behçet Sevgili, Arslantepe Höyüğü Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karagöz, İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Zengin, Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu Temsilcisi Orhan Tuğrulca, ve tarih severler katıldı.
Fotoğraf sergisinin açılış kurdelesinin kesilmesiyle başlayan programda sergi alanı gezilerek Malatya’nın tarihine ve kültürel mirasına ışık tutan Neolitik Dönemden başlayan ve günümüz modern Malatya’sının yer aldığı fotoğraflar incelendi.
Panel programında konuşan Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, Beydağı’nın eteklerinde kurulan Malatya’nın yaklaşık 10 bin yıllık köklü bir geçmişe sahip kadim bir şehir olduğuna vurgu yaparak “Köklerinin derinliğinin yanı sıra, toprağına maya çalan ilim ve irfan sahibi yüce insanların varlığı da bu şehri her zaman diri tutmuştur” dedi.
Tarih boyunca yaşanan afet ve depremlerin kentte büyük yıkımlara yol açtığını belirten Batar, “Bu kadim şehrin tarihini, kültürünü ve medeniyet birikimini geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün düzenlediğimiz fotoğraf sergisi ve panelin, Malatya’nın geçmişini anlamak ve geleceğine ışık tutmak adına önemli bir katkı sunacağına inanıyorum” dedi.
6 Şubat depremleriyle birlikte Malatya’nın büyük bir yıkım yaşadığını, ancak temel ihtiyaçların giderilmesinin ardından yeniden tarihle, kültürle ve sosyal hayatla buluşmanın vaktinin geldiğini ifade eden Batar, “Biz geçmişimizden referansla geleceğe doğru bir yolculuk yapıyoruz. Malatya Kent Konseyinin temel misyonu şehrin sosyal, kültürel ve tarihsel değerleriyle alakalı bir farkındalık oluşturmaktır” dedi.
Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu Temsilcisi Orhan Tuğrulca, “Bugün burada bir hikâyenin tanığı olmak üzere bir araya geldik. Malatya; Neolitik dönemlerden Arslantepe’ye, Arslantepe’den dönemin Eski Malatya’sına ve Modern Malatya’ya uzanan, bugün belki yeni bir evre şeklinde değerlendirebileceğimiz medeniyetlerin gerçekleştiği bir beşiktir. Bu topraklar, insanların yerleşik hayata geçişinden sonraki süreçte devletleşmenin ve kültürel etkileşimlerin de en yoğun yaşandığı topraklar üzerinde bulunuyoruz” dedi.
Panel programında konuşan Arslantepe Höyüğü kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Arslantepe’nin Malatya’nın kültürel ve tarihî geçmişini gösteren en önemli yer olduğunu belirterek“ Malatya’nın 10 bin yıldan daha fazlasına sahip olduğunu söyleyebiliriz. 15 dakikaya sığdıramayacağımız Arslantepe, Malatya’nın kültürünü ve tarihini gösteriyor. Eğer bu yeri tam anlamıyla kültürel bir yer olarak kullanabilirseniz, benim için gerçekten çok güzel bir şey olur” dedi.
Malatya’nın jeolojik ve jemorfolojik yapısına dikkat çeken Restelli, “Malatya ovasının 900 kilometrekarelik bir alan kapladığı söyleniyor ama daha fazla alandan söz edebiliriz. Arslantepe Malatya ovasının belirli bir noktasında yer alması açısından önemli bir yerde. Orduzu ‘da ki yani bu alandaki toprakların çok verimli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Zengin: İkizce Bölgesine “Gümüştekin Gazi veya Danişmentli” adı verilmelidir
Malatya’nın birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, köklü bir geçmişe sahip olduğuna vurgu yapan İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Zengin, “924 yıl önce bu şehir Türk hakimiyetine girdi ve tarih hiçbir dönemde de işgal görmedi. Malatya'yı Türk hâkimiyetine katan isim Danişmend'in komutanı Gümüştekin Gazi'dir. Bu isim bizim için son derece önemlidir” dedi.
Zengin, “Malatya'nın fethedildiği savaş kaynaklarda Gafana köyü olarak geçer. Halk arasındaki ismi Cafana, bugünkü adıyla Görgülü köyü olarak bildiğimiz yerdir. Malatya'daki fetih hareketi oradan başlamıştır. Danişmendli Gümüştekin Ahmet Gazi şehre buradan girerek fethetti. Bu nedenle İkizce bölgesine bu tarihi mirası yaşatmak adına Gümüştekin Gazi veya Danişmentli adı verilmelidir
Malatya’nın tarih boyunca önemli bir geçiş ve ulaşım noktası olduğuna dikkat çeken Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karagöz, “Malatya konumu itibariyle kilit noktadır. Çünkü doğu-batı, güney-kuzey istikametinde yolların en rahat ve en huzurlu şekilde geçeceği yer, Fırat’ın müsaade ettiği ölçüde bugün sınırları içerisinde kalan yerdir. Eski çağlarda azgın suları geçmek kolay değildi” dedi.
Karagöz, “Malatya nerededir?” sorusuna bugünkü sınırlar üzerinden bakıldığında kentin farklı yönlere açılan önemli bir geçiş noktası olduğunu belirterek, “Malatya; Darende üzerinden Orta Anadolu’ya, Arapgir üzerinden Orta Anadolu’ya ve kuzeye, Doğanşehir üzerinden ise Akdeniz’e, Kale üzerinden de Orta Anadolu’ya geçiş sağlamaktadır” dedi.
Program, plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.